Kalça Kırığı - Nedir

Birçok kalça kırığı vakası 65 yaşın üzerinde meydana gelmekle beraber, 80 yaşın üzerinde meydana gelebilme riski çok daha yüksektir.

Kalça Kırığı

Kalça kırığının diğer kırıklardan farklı olarak ele alınmasının nedeni, özellikle ileri yaşlarda meydana geldiğinde meydana gelen komplikasyonlarının hayati tehlike oluşturabilme riskidir. Bu nedenle kalça kırığı ileri yaşlarda meydana geldiğinde ciddi bir rahatsızlık olarak ele alınmalıdır. Birçok kalça kırığı vakası 65 yaşın üzerinde meydana gelmekle beraber, 80 yaşın üzerinde meydana gelebilme riski çok daha yüksektir.

İleri yaştaki kişilerde kalça kırığı riskinin artmasının nedeni, artan yaş ile beraber kemiklerin zayıflamasıdır. Özellikle osteoporoz adı verilen ve kemiklerin zayıflamasına neden olan hastalık, menopoz dönemi sonrası kadınları ciddi derecede etkilemektedir. Bu nedenle kalça kırıkları da erkeklere oranla kadınlarda daha sık görülür. Bunun haricinde yaşlı kişiler tarafından çok fazla ilaç kullanılması ve bu ilaçların yan etkileri, görme problemleri ve denge bozuklukları, kişilerin kolaylıkla takılıp düşmelerine neden olabilir. Hassaslaşmış ve zayıflamış kemikler ise ufak bir darbe nedeniyle kolayca kırılabilir.

Özellikle yaşlılarda meydana gelen kalça kırığı, genellikle cerrahi operasyon ile tedavi edilir. Eğer kemiklerin uçları birbirinden uzaklaşmışsa, uçlar eski haline getirilerek kemikler sabitlenir. Cerrahi operasyon sonrası ise aylarca sürebilen fizik tedavi egzersizlerinin yapılması, zayıflamış kas ve kemik dokusunun güçlendirilmesi gerekir. Yaşlılık döneminde kalça kırığı riskini azaltmak için özellikle gençlik dönemlerinde kemik yoğunluğunu mümkün olduğunca arttırmak, düzenli spor yapmak, sağlıklı beslenmek şarttır.

Genellikle kalça kırığı sağlıklı yetişkinlerde bir trafik kazası gibi şiddetli bir travma sonrası meydana gelmekteyken, yaşlı kişilerde şiddetli bir travmaya gerek yoktur. Yaşın artması ve çeşitli sebeplerle zayıflamış kemik dokusu çok basit bir düşme ya da sadece bir taraftan diğer tarafa şiddetli bir dönüş sonrası bile meydana gelebilir. 
Kalça kırığının çok belirgin semptomları olmakla beraber en sık görülenleri:
  • Düşme ya da kalça kırığının meydana gelmesinden hemen sonra hareket edememe,
  • Kalça bölgesinde şiddetli ağrı,
  • Kalça kırığının olduğu taraftaki bacağa hafif bir bası yapıldığında şiddetli ağrı,
  • Kalça bölgesinde katılık, morarma ve şişme,
  • Kalça kırığının olduğu taraftaki bacağın kısalması,
  • Kalça kırığının olduğu taraftaki bacağın daha dışarıya doğru dönmesi

Özellikle ileri yaşlarda meydana gelen kalça kırıklarında tedavi cerrahi operasyon, rehabilitasyon ve ilaç tedavisi kombinasyonu şeklindedir.

Cerrahi Operasyon: Uygulanacak cerrahi operasyonun türü hastanın yaşına, kırığın meydana geldiği lokasyona ve şiddetine bağlı olarak değişkenlik göstermektedir.

Rehabilitasyon: Muhtemelen bir cerrahi operasyon sonrası, fizik tedavi ekibi, operasyonun ertesi günü hastayı ayağa kaldırıp desteklerle yürütmeye çalışacaklardır. Hareket, kasların zayıflamaması ve kireçlenme meydana gelmemesi için şarttır. Geçirilen cerrahi operasyonun türüne göre birkaç gün hastane yatışından sonra eve çıkılabilir ya da daha ciddi operasyonlarda birkaç hafta hastanede yatış gerekli olabilir.

Hasta eve çıktıktan sonra birkaç ay kendi işlerini tek başına göremeyebileceği için mutlaka bir yardımcının ya da hemşirenin kendine hizmet etmesi ve bu süre esnasında düzenli olarak kendine verilen fizik tedavi hareketlerini yapması gerekmektedir.

İlaç Tedavisi: Operasyon sonrası özellikle kemik yoğunluğunu arttıran ilaçlardan olan bifosfonat türevi ilaçlar reçete edilebilir. Bunların haricinde şiddetli ağrının dindirilmesi için ağrı kesici ilaçlar da reçete edilebilir.

Korunmak
Yetişkinliğin erken yıllarında sağlıklı yaşam tercihleri yapmak doruk kemik kütlesinin daha yüksek olmasını sağlar ve sonraki yıllarda osteoporoz riskini azaltır. Aynı önlemler düşme riskini azaltıp, genel sağlığı da iyileştirebilir:

Kemikleri güçlendirmek ve dengeyi geliştirmek için egzersiz yapın. Egzersiz ayrıca genel gücünüzü de artırarak düşme ihtimalini azaltır. Haftanın çoğu günü 30 dakika egzersiz yapmaya çalışın. Denge çalışması da düşme riskini azaltır çünkü denge yaşla birlikte körelir. 

Aşırı alkol ve sigara kullanmayın. Bu sayede kemik yoğunluğunu koruyabilirsiniz. Çok alkol almak dengenizi bozabilir ve düşme ihtimalinizi artırabilir. 

Evi düşmelere sebep vermeyecek şekilde düzenleyin. Kayan kilimleri kullanmayın, kabloları duvara sabitleyin, fazla mobilyaları ortalıktan kaldırın. Her odadaki yürünen alanın düzgün aydınlatıldığından emin olun.

Gözlerinizi kontrol ettirin. En az iki yılda bir göz muayenesi olun. Diyabet veya göz hastalığınız varsa daha sık gidin.

İlaçlarınıza dikkat edin. Güçsüz hissetmek ve baş dönmesi birçok ilacın yan etkisidir ve düşme riskinizi artırabilir. Doktorunuzla ilaçların yan etkileri hakkında görüşün.

Diyet ve Takviyeler
Beslenmede koyu yeşil rengi yaprakları olan sebzelerden, süt ürünlerinden ve çiğ yemiş ve çekirdeklerden alınan kalsiyum önemlidir. Kafeinin, kırmızı etin, fosforik asitli içeceklerin (kemik kaybına destek olur) aşırı tüketiminden kaçınılmalıdır. Yüksek seviyede fosfor içeren işlenmiş yiyecekler de kemik kaybına sebep olabilir.

Kalsiyum, magnezyum, bioflavonoidle C vitamini, D vitamini, çinko, silikon, K vitamini ve serbest formda amino asit içerek protein desteği takviye olarak alınabilir. 

Su teresini pancar ve havuç suyuna ekleyerek içmek tavsiye edilir.

Bodywork
Bodywork çalışmalarından akupresür, shiatsu ve masaj faydalı olmaktadır. Elektro-akupunkturun da iyileşmeye yardımcı olduğu belirtilir. 

Bitkiler
Karakafes otu yaprağı ve atkuyruğu bitkisinin eşit miktarlarından demlenmiş bir çay, kırık yerine oturduktan sonra iyileşmeyi hızlandırmak için içilebilir. Mührü Süleyman bitkisi de bu çay da kullanılabilir.

Homeopati
Symphytum, Ruta graveolens , Arnica, Aconite etkili ilaçlardır. 

Hidroterapi
Her gün kontrast uygulama (ardışık sıcak ve soğuk su uygulamaları) ve iç kanamayı kontrol etmek için buz uygulaması tavsiye edilir.

Topikal Tedavi
Zerdeçal macununu biraz sıcak suyla karıştırıp lapa olarak uygulamak kırık vakalarında yardımcı olur ve şişmeyi önler.  Taze sığırkuyruğu yapraklarından yapılmış lapa da etkilidir.

Yorumlar

© 2013 alternatifterapi.com Tüm hakları saklıdır.

Eleman Türkiye