Atkins Diyeti - Yan Etkileri

Karbonhidrat alımını ciddi şekilde sınırlandırarak kilo kaybı sağlayan bir diyettir.

Atkins Diyeti

Atkins diyeti düşük karbonhidrat ve yüksek oranda protein ve yağ içeren bir rejimdir. Et, peynir ve yumurtaya önem verirken, makarna, meyve ve şeker gibi yiyecekleri kısıtlar. Bu ketojenik (düşük karbonhidrat, yüksek yağ) bir diyet türüdür. Rejim, başlangıçta genellikle su kaybına bağlı olarak hızlı kilo kaybı ile karakterize bir diyettir. Karbonhidrat alımını şiddetli biçimde kısıtlayarak, güçlü ancak geçici diüretik (idrar söktürücü) etkisi olan karaciğer ve kaslarda glikojen kaybına neden olur. Uzun süreli kilo kaybının ise, düşük miktarda karbonhidrat alımı sayesinde vücudun depolanmış yağı enerji için yakması ile gerçekleştiği söylenir.

Dört aşamalı diyet, kişinin metabolizmasını yeniden dengelemek için tasarlanmış olan iki haftalık başlangıç programından oluşur. Sınırsız yağ ve protein tüketimine izin verilir ancak karbonhidrat alımı günlük 15 ila 20 grama kadar kısıtlanır. İzin verilen yiyecekler arasında tereyağı, sıvı yağlar, kümes hayvanları, balık, yumurta, peynir ve kaymak yer alır. Günlük izin verilen karbonhidrat alımı kıvırcık, salatalık ve kereviz gibi sebzelerden yapılan üç kase salataya karşılık gelir. Mayonez, smetana ve tereyağı gibi ağır yağlı soslara neredeyse sınırsız biçimde izin verilir. Atkins’in teorisine göre bu yağlı gıdalar yemeklerin lezzetini artırarak Atkins diyetinin sürdürülmesini kolaylaştırır. Ancak Atkins sınırsız miktarda yağ ve proteine izin verilmesinin, tıka basa yemek anlamına gelmediğini hatırlatır. Diyet yapan kişilerin, bu ani karbonhidrat kısıtlamasına vücutlarının uyum gösterdiği ilk 48 saatte açlık hissedebileceği söylenir. Başlangıç evresinde kilo kaybının yüksek miktarlarda olduğu söylenir. Bu evrenin en az iki hafta sürdürülmesi tavsiye edilir.

Diyetin ikinci aşaması kilo kaybının devam etmesi içindir. Günlük 15 ila 40 gram karbonhidrata izin verilir.  Kişinin kilosu ile istenilen kilo arasındaki fark 5 kg’ye düştüğünde, ön-idame aşamasına geçilir. Bu aşamada karbonhidrat alımı kilo alana kadar her hafta 10 gr olmak üzere kademeli olarak artırılır, ardından karbonhidrat miktarı yeniden eski seviyesine düşürülür. Yaklaşık 10 gr karbonhidrat içeren sebzeler arasında ¾  kase havuç, ½ kase sakızkabağı, 1 kase pancar ve ¼ kase beyaz patates sayılabilir. Günlük 10 gram eklenecek olan için bir sonraki tercih edilen gıdalar baklagiller ve meyvelerdir. Yarım elma ya da 1/3 kase fasulye 10 gr karbonhidrat içerir.

İstenilen kiloya ulaşıldığında idame aşaması başlar. Bu aşama genellikle yaşa, cinsiyete ve aktivite seviyesine göre yetişkinlerin günde 90 ila 120 gr karbonhidrat tüketmesine izin verir. Ancak ön-idame aşamasındaki karbonhidrat alımı seviyesi sürdürülürse, hedeflenen kilonun korunması daha olasıdır. Atkins’e göre önemli olan 1,5 ila 2,5 kilo arasında kilo alımı gerçekleştiğinde hemen karbonhidrat alımında düzeltmeler yapmaktır.

Moda olan pek çok diyet gibi Atkins diyet planı da, diyet planıyla ilişkili olan pek çok gıda ürününü üretir ve bunların kullanımını teşvik eder. Bu ürünler arasında şekerlemeler ve hazır içecekler de yer alır. Yani plan işlenmiş gıdalara ve abur cubur yiyeceklere karşı olsa da, diyet aynı zamanda kilo kaybı için besinsel ürünlerin kullanımını teşvik eder. 
Bir kardiyolog ve dahiliye uzmanı olan Robert C. Atkins (1930–2003) bu diyeti 1970’lerin başlarında geliştirmiştir. 1972 yılında "Dr. Atkins’ Diet Revolution” (Dr. Atkins’in Diyet Devrimi) adlı diyet kitabının yayımlanması ile diyet halkın ilgisini çekmeye başlamıştır. Kitap kısa sürede en çok satanlar arasına girmiştir ancak diğer geçici moda diyetlerinin aksine 2000’lerin başlarına kadar popülerliğini korumuştur. Diyet bir "düşük karbonhidrat devrimini” başlatarak dünyanın her yerinde market ve restoranlarda düşük karbonhidratlı tercihlerin ortaya çıkmasına yol açmıştır. İlk kitabının yanı sıra Atkins 2003 yılında bir kaza (düşmeden kaynaklanan bir kafa yaralanması) sonucu hayatını kaybedene kadar diyet üzerine başka birçok kitap yazmıştır.

1992’de Dr. Atkins Diyet Devrimi’ni güncellemiştir; 2004 itibariyle yayımladığı "Dr. Atkins’ New Diet Revolution” (Dr Atkins’in Yeni Diyet Devrimi) 45 milyondan fazla satmış ve 25 dile çevrilmiştir. Yeni diyet planı da aynıdır ancak diyetin idame porsiyonları biraz daha çoğalmıştır. Diyetin yanı sıra diyet takviyeleri ve pek çok gıda maddesi gibi Atkins Nutritionals (Beslenme) ürünleri son derecede popülerleşmiştir. Diyetin bir sonraki Atkins Advantage adlı web-tabanlı sürümü Atkins Nutritionals ürünleri üzerinde durarak şirketin Web sitesinde programın hedeflerini ve ürünlerini desteklemek için ilave kitaplar, yazılımlar ve bilgiler sunmuştur.
Diyetin başlıca faydası hızlı ve önemli miktarda kilo kaybı sağlamasıdır. Karbonhidrat alımını azaltarak vücudun, vücutta depolanmış daha fazla yağı yakması sağlanır. Diyette alımına izin verilen kalori ve gıda miktarında bir kısıtlama olmadığından öğünler arasında çok az açlık yaşanır. Atkins’e göre diyet yorgunluk, sinirlilik, baş ağrısı, depresyon ve bazı tür eklem ve kas ağrıları gibi durumların belirtilerini azaltabilir. Diyet yapanların bazıları diyetin başlangıcında başarılı olmuş ve protein ve yağlarla ilgili esnek kuralları diğer diyetlerden daha doyurucu ve lezzetli bulmuştur. Atkins planının davranış değişiklikleri hakkında sunduğu tavsiyeler de diyet yapanlara yardımcı olabilir. 1990’larda ve 2000’lerin başlarında program bazı önerilerinde değişiklik yapmayı deneyerek, kayıtlı diyetisyenlerin geleneksel tavsiyelerine daha uygun hale getirmiştir. Örneğin diyette önem verilen yağ türlerini daha açık biçimde tanımlanması diyet yapan kişilere sağlıksız yağları fazla tüketmelerine ve kalp hastalıkları risklerini önlemelerine yardımcı olabilir. Ancak uzmanlar diyetin hâlâ sağlığı iyileştirme ve hastalığı önleme konusunda hâkim tıp görüşleriyle ters düştüğünü ifade etmiştir.
Diyete başlamak için detaylı bir hazırlık gerekmez. Ancak pek çok diyette olduğu gibi yeni bir beslenme rejimine başlamadan önce fiziksel bir muayeneden geçmek ve bir hekime danışmak önemlidir. Muayene esnasında kolesterol, trigliserit, glikoz ve ürik asit seviyelerini saptamak için kan testleri de yapılmalıdır. Ayrıca glikoz toleransı testi yaptırılması da tavsiye edilir. 
Atkins diyetini uygulamak vitamin ve mineral eksiklikleri ile sonuçlanabilir. Kitabında Atkins multivitaminler de dahil olmak üzere çok çeşitli besin takviyeleri önerir. Atkins günlük 300-600 mikrogram (mcg) krom pikolinat, 100-400 miligram (mg) pantethein, 200 mcg selenyum ve 450-675 mcg biotin alınmasını önerir. Bu diyet lakto-ovo vejetaryenler için önerilmez çünkü diyet hayvansal ürünlerden elde edilen proteinler olmadan başarılı olmaz. Aynı zamanda bu diyet veganlar için de önerilmez çünkü Atkins’e göre vegan diyeti çok yüksek oranlarda karbonhidrat içerir. Atkins bunun yerine ciddi kilo sorunu olan vejetaryenlere, vejetaryenliği bırakmalarını ya da en azından diyetlerine balık dahil etmelerini önerir.

2003 yılında bir bir hekim grubu, yüksek proteinli diyetlerin böbrek fonksiyonları azalmış olan kişilerde kalıcı böbrek kaybına neden olabileceği konusunda uyarmıştır. Ayrıca bunlar kanser ve osteoporoz riskini artırabilir.

Atkins diyeti tarafından önerilen ortalama karbonhidrat miktarı, diğer uzmanlar tarafından genellikle önerilen düzeylerin çok altındadır. Araştırmalar, her ne kadar Atkins diyeti ile kilo vermek mümkün olsa da, elde edilen kilonun her zaman uzun süre korunamadığını çünkü sürdürülebilir hayat tarzı değişikliklerini öğretmediğini göstermiştir. Atkins diyeti yapanlar düşük yağlı diyetlere oranla daha sık kas krampları, ishal, genel güçsüzlük ve deri döküntüsü bildirmiştir. Bazı kişiler ise kabızlık, ağız kokusu, baş ağrısı ve yorgunluk bildirmiştir. Amerikan Diyet belli bir gıda grubunu ciddi oranlarda kısıtlayan diyetlerin, diyet yapanlar için tehlikeli olduğu konusunda uyarmıştır.

Bildirilen yan etkilerin ve diyetin uzun süreli etkileri üzerine mevcut kaygıların da ötesinde, Atkins diyeti yapanlarda bazı ciddi problemler ortaya çıkabilir. Belgelenmiş olan sorunlardan biri de, kanda yağ yakımı sonucu keton cisimciklerinin artması ve vücudun yeterince glikoza ulaşamaması nedeniyle meydana gelen bir durum olan ketoasidozdur. Bu durum tehlikeli olabilir ve hücre hasarı, şiddetli hastalıklar ve hatta ölümle sonuçlanabilir. Diyet yapan kişilerin tükettiği düşük miktarlardaki karbonhidratlar, beyne ve kaslara gönderilmesi gereken şeker miktarının altındadır. Ayrıca kilo kaybı gerçekleşiyor olsa bile yüksek miktarlarda doymuş yağ tüketmek yüksek kolesterole ve kalp krizine yol açabilir. Ancak bu sonuç mutlaka ortaya çıkmaz. Çünkü bazı kişilerde, her ne kadar sağlıksız besleniyor olsalar da, kilo vermeleri durumunda kolesterol seviyeleri de azalır. 2008 yılı itibariyle bu alanda uzun vadeli bir araştırma henüz yapılmamıştır. İnsülin alan diyabet hastaları eğer uygun miktarda karbonhidrat almazlarsa hipoglisemi riski altındadır. Ayrıca düzenli egzersiz yapan kişilerde düşük karbonhidrat alımı düşük enerji seviyesine ve kas yorgunluğuna neden olabilir. 
Atkins diyeti üzerine tıp camiasının genel görüşü hâlâ karışık olsa da genellikle olumsuzdur. Diyet üzerine dikkate değer uzun dönemli bilimsel araştırmalar mevcut değildir. Amerikan Tıp Birliği, Amerikan Diyet Birliği (ADA) ve Amerikan Kalp Birliği de dahil, önde gelen tıp ve sağlık kuruluşlarının bazıları bu diyete karşı çıkar. ABD Tarım Bakanlığı ve Ulusal Sağlık Enstitüsü tarafından önerilen günlük besin miktarlarından çok farklıdır. İtirazların çoğu diyetin bazı vitaminler ve besinlerden yoksun olmasından ve yüksek yağ oranları içermesinden kaynaklanır.

24 Şubat 2000’de ABD Kongresi huzurunda yapılan bir oturumda, Amerikan Diyet Birliği temsilcilerinden biri Atkins diyetini "zararlı” olarak tanımlamış ve bilimsel güvenilirlikten yoksun olduğunu belirtmiştir. 2004’te Floridalı, 53 yaşında bir iş adamı olan Jody Gorran, diyetin atardamarlarında tıkanmaya yol açtığını ve neredeyse kendisini öldüreceğini söyleyerek Atkins diyeti kurucularına dava açmıştır, Gorran bu plana aldandığını, planın söylediği gibi yüksek düzeylerde protein ve yağ tükettiğini ve bunun sonucunda kolesterolünün fırladığını iddia etmiştir. Davası Physicians Committee for Responsible Medicine isimli Washington temelli bir hekim grubu tarafından desteklenmiştir. Gorran Atkins’in kitaplarının ve ürünlerinin, diyetin tehlikeleri ile ilgili anlaşılır ve uygun uyarılar olmaksızın satışını önleyecek tazminatlar belirlenmesi ve resmi bir karar çıkarılması için çabalamıştır.

Atkins’in şirketi 2005 yılında ABD İflas Kanunu, 11’inci Bölüm Yeniden Örgütlenme için iflastan korunma davası açmıştır. Şirket yeniden örgütlenmesini 2006 Ocak itibariyle tamamlamış ve bazı işlemleri yerine getirdikten sonra 2007’nin başlarında yeniden faaliyete geçerek, Dr. Atkins’in diyetinin ömrünün 35 yılı aşmasını sağlamıştır. Her ne kadar Dr. Atkins karbonhidratların kilo alımından sorumlu olduğuna işaret eden pek çok çalışma olduğunu belirtse de, diyet programının nasıl etkili olduğuna araştırmacılar tarafından gerçekte hiç bir açıklama getirilmemiştir. 1990’larda ve hatta 2003’te Atkins’in ölümünün ardından pek çok araştırma yapılmıştır. Bazı çalışmalar Atkins diyeti yapan insanların genellikle 6 ay içinde, diğer kilo verme programlarından daha hızlı şekilde kilo verdiğini göstermiş olsa da, diyetin uzun vadede etkinliği ve olası zararlı etkileri üzerine daha fazla çalışma yapılması gereklidir.

Eğitim ve Sertifikasyon
Atkins diyeti için resmi bir eğitim ya da sertifikasyon gerekli değildir. 

Yorumlar

© 2013 alternatifterapi.com Tüm hakları saklıdır.

Eleman Türkiye