Panik Bozukluk - Belirtileri

Panik atak, belli bir sebep olmadan aniden ortaya çıkan ve ciddi fiziksel reaksiyonları tetikleyen yoğun bir korku atağıdır.

Panik Bozukluk

Panik ataklar ortaya çıktığında kişiye kontrolünü kaybettiğini, kalp krizi geçirdiğini ve hatta ölmekte olduğunu düşündürecek kadar korkutucu olabilir. Hayatında sadece bir ya da iki kez panik atak geçiren kişilerde bile eğer bir başka atak olacağına dair sürekli korku hissediliyorsa, panik bozukluğu denilen kronik bir sorun olabilir. Panik atak eskiden asabiyet ya da stres olarak görülerek göz ardı edilmiş olsa da bugün gerçek bir tıbbi sorun olarak kabul edilmektedir. Panik atak, hayat kalitesini önemli ölçüde etkileyebilmesine rağmen tedavi çok etkilidir.

Panik atak belirtileri, kişinin kalbini sıkıştırabilir ve nefesi kesilmiş ve sersemlemiş gibi hissetmesine, bulantıya ve heyecana neden olabilir. Panik atak belirtileri hayati tehlike oluşturan sorunlara benzediği için doğru bir teşhis ve tedavi önemlidir. Panik atak genellikle aşağıdaki belirtilerden bazılarını içerebilir:
  • Ölecekmiş gibi hissetmek
  • Hızlı kalp atışı
  • Terleme
  • Titreme
  • Nefes darlığı
  • Normalden daha hızlı bir şekilde soluk alıp verme
  • Üşüme
  • Ateş basması
  • Bulantı
  • Şiddetli karın ağrısı
  • Göğüs ağrısı
  • Başağrısı
  • Baş dönmesi
  • Bayılma
  • Boğazda kasılma
  • Yutkunmada zorluk
Panik atak genellikle aniden başlar. Herhangi bir zamanda ortaya çıkabilir (örneğin araba kullanırken, alışveriş merkezinde, derin uykudayken ya da bir iş toplantısının ortasında). Birçok türü vardır. Fakat belirtiler genellikle 10 dakika içinde en üst seviyeye ulaşır ve yaklaşık yarım saat sürer. Atak bittikten sonra yorgun ve bitkin hissedilebilir.

Panik ataklarıyla ilgili en kötü şeylerden biri, bir başka atak yaşanacağınıza dair hissedilen yoğun korkudur. Eğer dört ya da daha fazla panik atak geçirilmişse ve bir ay ya da daha uzun süre bir başka atak olacağına dair sürekli korkuyla yaşandıysa, panik bozukluğu (bir tür kronik anksiyete bozukluğu) adı verilen bir sorun olabilir.

Bazı vakalarda tekrar panik atak geçirmekten o kadar korkulur ki, atakların olabileceği durumlardan kaçınılır. Hiçbir yer güvenli gelmediği için evden ayrılamaz hale gelinebilir (agorafobi). 

Doktora Ne Zaman Gidilmelidir
Eğer herhangi bir panik atak belirtisi varsa mümkün olduğu kadar çabuk tıbbi yardım alınmalıdır. Panik atakları kişinin kendi kendine idare etmesi zordur ve tedavi edilmezse daha da kötüleşebilir. Ayrıca panik atak belirtileri, kalp krizi gibi başka ciddi sağlık sorunlarına benzediği için, sebebinden emin olunamazsa doktor tarafından değerlendirmesi önemlidir.

Teşhis
Bir teşhis konulabilmesi için birkaç muayene ve teste girilebilir. Doktor panik atak, panik bozukluk, kalp ya da tiroit sorunları gibi panik belirtilerine benzer başka bir sorun olup olmadığını belirler. Bu testler ve muayeneler şunlardır:
  • Fiziksel muayene: Fiziksel muayenede boy ve kilo ölçülür; kalp atışı, tansiyon ve ateş gibi önemli işaretlere bakılır; kalp ve akciğerler dinlenir ve karın bölgesi muayene edilir.
  • Laboratuvar testleri: Bunlar tam kan sayımı (CBC), tiroid testleri ve diğer kan testlerini içerir. Ayrıca kalbin iyi çalışıp çalışmadığını belirlemek için elektrokardiyogram gibi kalple ilgili testler yaptırılabilir.
  • Psikolojik değerlendirme: Bir doktor ya da ruh sağlığı uzmanı hastayla belirtiler hakkında konuşur. Örneğin, bunların nasıl bir his oluşturduğunu, ne sıklıkla ortaya çıktığını, ne zaman ve ne kadar zamandır görüldüğünü sorar. Ayrıca yaşanan stresli durumlar, korkular ya da endişeler, ilişki sorunları ve hayatı etkileyen diğer meseleler hakkında sorular sorulacaktır. Hastanın psikolojik açıdan kendini değerlendirme testlerini ve soru formlarını yanıtlaması istenebilir. Madde ya da alkol istismarı hakkında sorular da sorulabilir.
Panik atak geçiren herkesin tam anlamıyla panik bozukluğu olmayabilir. Panik bozukluğu teşhisi konması için Ruhsal Bozuklukların Tanısal ve İstatistiksel El Kitabında açıklanan ölçütlere uymak gerekir. Bu kitap, Amerikan Psikiyatri Birliği tarafından yayımlanır ve ruh sağlığı uzmanları tarafından ruhsal sorunların teşhisinde ve sigorta şirketleri tarafından tedavi masrafları ödemesinde kullanılır. Panik bozukluğu tanı ölçütleri şunlardır:
  • Sık ve beklenmeyen panik ataklar geçirmek.
  • Ataklardan en az biri sonrasında bir ay ya da daha uzun bir süre boyunca bir başka atak yaşanacağına dair sürekli endişe içinde olmak; bir atağın yol açabileceği durumlarla ilgili olarak (kontrolü kaybetme, kalp krizi geçirme ya da delirme hissi gibi) sürekli korku hali içinde olmak ya da davranışlarda önemli bir değişiklik (panik atağı tetikleyebileceği düşünülen durumlardan kaçınmak gibi).
  • Panik atakların madde istismarından ya da bir başka ruhsal sorundan (sosyal fobi ya da agorafobi gibi) dolayı olmaması.
Eğer bir hastanın panik atakları varsa, ama tam anlamıyla bir panik bozukluğu yoksa yine de tedaviden yarar görebilir. Panik ataklar tedavi edilmezse kötüleşebilir ve panik bozukluğuna ya da fobilere dönüşebilir.
Panik ataklarına ya da panik bozukluğa neyin sebep olduğu bilinmemektedir. Bu konuda rol oynayabilecek faktörler şunlardır:
  • Genetik
  • Stres
  • Beyin işlevinde bazı değişiklikler
Bazı araştırmalar, tehlike karşısında vücudun doğal "savaş ya da kaç” tepkisinin panik atakla ilgili olduğunu öne sürer. Örneğin, eğer korkutucu bir yaban hayvan kişinin arkasından gelirse vücut içgüdüsel bir şekilde tepki verecek ve hayatı tehdit eden bir duruma hazırlanırken kalp atışı ve nefes hızlanacaktır. Bu tepkilerin çoğu panik atakta da görülür. Fakat panik atağın, gözle görünür bir tehlike yokken neden meydana geldiği bilinmemektedir.

Risk Faktörleri
Panik bozukluk belirtileri çoğunlukla geç ergenlik çağında ya da erken erişkinlik döneminde başlar ve kadınları erkeklerden daha çok etkiler. Birçok kişi hayatında sadece bir ya da iki kez panik atak geçirir ve muhtemelen stresli olay sona erdiğinde sorun yok olur. Panik ataklar ya da panik bozukluk riskini artırabilecek faktörler şunlardır:
  • Ailede panik atak ya da panik bozukluk geçirmiş birinin olması
  • Belirgin stres
  • Sevilen birinin ölümü ya da ağır bir hastalığa yakalanması
  • Hayatta büyük değişimler (aileye bir bebeğin katılması gibi)
  • Çocuklukta fiziksel ya da cinsel istismar öyküsü
  • Kaza ya da tecavüz gibi travmatik bir olay yaşamak
Komplikasyonlar
Panik atak ve panik bozukluk, tedavi edilmediğinde, hayatın neredeyse her alanını etkileyen ciddi sağlık sorunlarına neden olabilir. Tekrar panik atak yaşamaktan o kadar korkulabilir ki, sürekli kaygı içinde yaşanır. Bu da hayat kalitesini bozar. Panik atakların yol açabileceği ya da ilişkili olabileceği sağlık sorunları şunlardır:
  • Araba kullanmaktan ya da evden ayrılmaktan korkmak gibi belirli fobilerin gelişmesi
  • Sosyal durumlardan kaçınma
  • İş yerinde ya da okulda sorunlar
  • Depresyon
  • İntihar riskinin ya da intihar düşüncelerinin artması
  • Alkol ya da madde suistimali
  • Mali sorunlar
Tedavinin amacı bütün panik atak belirtilerini ortadan kaldırmaktır. Etkili tedaviyle birçok kişi, sonunda günlük aktivitelerini yeniden yapabilecek hale gelir. Panik atak için temel tedavi seçenekleri ilaçlar ve psikoterapidir. Bunların ikisi de etkilidir. Doktor muhtemelen, hastanın tercihine ve yaşadığı yerde panik bozukluk uzmanı terapistler olup olmadığına dayanarak, sadece bir tedavi türüyle başlamayı önerir. Aşağıdaki durumlarda doktor ilaç tedavisiyle birlikte psikoterapiyi önerebilir:
  • Şiddetli panik bozukluğu
  • Panik bozukluğuyla beraber bir başka önemli ruhsal hastalık tanısının konmuş olması (depresyon ya da travma sonrası stres bozukluğu gibi)
  • Daha önce bir tedavi türü denemiş ve iyileşmemiş olmak
İlaçlar
İlaçlar panik atağın yanı sıra, varsa, depresyonla ilgili belirtilerin azalmasına yardımcı olabilir. Birkaç ilaç türünün panik atak belirtilerinin kontrol altında tutulmasında etkili olduğu kanıtlanmıştır. Bunlar şunlardır:
  • Seçici serotonin geri alım engelleyicileri (SSRI): Bu antidepresanlar genellikle güvenliliği ve ciddi yan etkilere sebep olma riskinin azlığı nedeniyle, panik atak tedavisinde ilaç seçenekleri açısından çoğunlukla ilk tercih olarak önerilir. Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi (FDA) tarafından panik atağın tedavisi için onaylanan bu sınıftaki ilaçlar fluoksetin, paroksetin ve sertralin içerir.
  • Serotonin ve norepinefrin gerialım engelleyicileri (SNRI): Bu ilaçlar bir başka antidepresan grubudur. Venlafaksin içeren ilaç, panik bozukluğunun tedavisi için FDA tarafından onaylanmıştır.
  • Trisiklik antidepresanlar (TCA): Bu ilaçlar etkili olmasına rağmen, kalp ve kan şekeri problemleri gibi ciddi yan etkilere sahiptir. TCA’ların hiçbiri FDA tarafından özellikle panik bozukluğun tedavisi için onaylanmamıştır.
  • Benzodiazepinler: Bunları içeren ilaçlar hafif sakinleştiricilerdir. Bunlar santral sinir sistemi depresanları denilen ilaç grubuna aittir. Benzodiazepinler özellikle uzun süre ya da yüksek dozda kullanıldığında alışkanlık (ruhsal ve fiziksel bağımlılık) yapabilir. FDA tarafından panik bozukluğun tedavisi için onaylanmış benzodiazepinler, alprazolam ve klonazepamdır. Eğer panik atak belirti ve şikayetleri nedeniyle acil servise başvurulursa atağın sona ermesi için benzodiazepin verilebilir.
  • Monoaminoksidaz inhibitörleri (MAOI): Bu ilaçlar hayati tehlike içeren yan etkilere neden olabileceğinden ve ciddi diyet kısıtlamaları gerektirdiğinden genellikle verilmez. Hiçbir MAOI, özellikle panik bozukluğu tedavisi için FDA tarafından onaylanmamıştır.
Hastada işe yaramayan bir ilaç, doktorun önerisiyle bir başka ilaçla değiştirilebilir ya da etkinliklerini artırmak için başka bazı ilaçlarla birleştirilebilir. Belirtilerde bir iyileşme görülebilmesi için ilaca başladıktan sonra birkaç hafta geçmesi gerektiği unutulmamalıdır. Bütün ilaçların yan etki riski vardır ve bazı ilaçlar hamilelik gibi bazı durumlarda tavsiye edilmeyebilir. Olası yan etkiler ve riskler konusunda doktora danışılmalıdır.
Çeşitli sağlık merkezlerinde kullanılan yaklaşımlardan biri, hastalara korkuları hakkında endişelenmek yerine bunu nasıl kabul edeceklerini öğretmeye odaklanır. Bu yöntemde, terapist, kişinin korkusunu tetikleyecek olan vücut duyularını (kalbin şiddetli atması gibi) art arda uyarır. Sonunda, hasta, bu duyulara alışır ve onlardan korkmamayı öğrenir. Tedaviye yanıt veren hastalar, panik atağın neredeyse tamamen yok olduğunu bildirir. 

Nöro linguistik programlama (NLP) ve hipnoterapi, panik atak tedavisinde yararlı olabilir, bu teknikler atakların kökündeki nedeni bilincin fark etmesine yardımcı olabilir. Adaptojenler olarak bilinen otlar da panik bozukluk ile ilgili anksiyete tedavisinde bir herbalist ya da bir holistik sağlık uzmanı tarafından reçete edilebilir. Sibirya ginsengi (Eleutherococcus senticosus), ginseng (Panax ginseng), yamskökü, hodan, meyan, papatya, gengel, ve ısırgan otu da dahil, bu otların strese adaptasyon becerisini artırdığı düşünülmektedir. Takkeçiçeği, melisa, çarkıfelek ve yulaf bitkisel preparatları da panik bozukluk belirtilerini hafifletmek için tavsiye edilebilir. B vitaminleri, magnezyum ve antioksidan vitaminler ile besin takviyeleri de anksiyeteyi gidermek için yararlıdır.

Çin tıbbı anksiyeteyi, hastanın vücudunun içindeki Qi’nin ya da enerji akışının bozulması olarak görmektedir. Çin tıbbı uygulayıcısı tüm sistemi yeniden dengelemek için akupunktur ve/veya bitkisel tedavi kullanmayı tercih eder. Akupunkturda böbrek meridyeni korku ile ilişkilidir ve dengesi bozulabilir. Reishi (Ganoderma lucidum) veya ling-zhi Geleneksel Çin Tıbbı’nda anksiyete ve uykusuzluğu azaltmak için reçete edilen tıbbi bir mantardır. Bu ekstre şeklinde kullanılabilir, ancak Reishi diğer reçeteli ilaçlar ile etkileşime girebileceğinden ve bazı sağlık sorunları olan hastalarda önerilmediğinden, ilacı almadan önce bireylerin kendi sağlık uzmanlarına danışmaları gerekir. Panik bozukluk için verilen diğer Çin tıbbı bitkisel ilaçları arasında cordyceps mantarı (tırtıl mantarı olarak da bilinir) yer alır. Kişide bozulan denge modeline bağlı olarak çeşitli bitkisel formüller de vardır.

Meditasyon ve farkındalık eğitimi fobileri ve panik bozukluğu olan hastalarda yararlı olabilir. Hidroterapi, masaj terapisi ve aromaterapi sinir sisteminde genel bir rahatlama sağladığından bazı kaygılı hastalar için yararlıdır. Anksiyeteyi yatıştırmada yaygın kullanılan aromaterapi reçeteleri; lavanta, ylang-ylang ve papatya esansiyel yağlarını içerir. Bazen anksiyete yönetimi eğitimi de denilen gevşeme egzersizleri; nefes egzersizleri ile hastanın anksiyetenin "savaş ya da kaç" tepkisi ile ilişkili olan hiperventilasyonu önlemesine ve kas gerginliğinin hafifletmesine yardımcı olmak için tasarlanmış olan benzer teknikler içerir. Yoga, aikido, t'ai chi ve dans terapisi hastaların, hem anksiyeteyi artıran hem de anksiyete yaratan fiziksel ve duygusal gerilimlerle mücadele etmesine yardımcı olur. Son olarak hastalar paniği kendilerinden uzak tutmaya yardımcı olmak için kafein, alkol, kokain, amfetamin ve esrar kullanımını bırakmak gibi bazı hayat tarzı değişiklikleri yapabilir. 

Panik bozukluğa yardımcı olabilen homeopatik ilaçlar da vardır; eğitimli bir homeopati uzmanını görmek yararlı olabilir. Panik bozukluk için alternatif tedavilerle birlikte alopatik ilaçlar ya da tedaviler kullanan hastaların, reçeteli ilaçları ile etkileşimleri olabileceğinden kullandıkları her bitkisel kürü hekimlerine bildirmeleri çok önemlidir. 2001 yılında yapılan bir çalışmada, Amerikalıların kaygı bozuklukları için standart alopatik tedavilerden ziyade alternatif tedavilere yönlendiklerini ve alternatif tedavileri kullanan kişilerin oranlarının her iki cinsiyet için aynı olduğu bulunmuştur. Buna ek olarak bulgulara göre bu oranlar yaş, ırk, eğitim, gelir, ikamet yeri, medeni durum ya da istihdamdan etkilenmemektedir.

Psikoterapi
Danışmanlık ya da konuşma terapisi olarak da adlandırılan psikoterapi, panik atakları ve panik bozukluğu anlamaya ve bunlarla nasıl baş edileceğini öğrenmeye yardımcı olabilir. Panik atakların ve panik bozukluğun tedavisinde kullanılan psikoterapinin esas türü bilişsel davranış terapisidir. Doktor aynı zamanda psikodinamik psikoterapi denilen bir çeşidini de önerebilir.
  • Bilişsel davranış terapisi: Bilişsel davranış terapisi, korkuları ve panik atakları tetikleyen düşünce şeklini değiştirmeye yardımcı olabilir. Ayrıca kaygı ve korku verici durumlara tepki verme şeklini değiştirmeye de yardımcı olabilir. Terapi seansları sırasında hastalar, panik atakları tetikleyen ya da onları kötüleştiren şeyleri (belli düşünce ya da durumlar gibi) anlamayı öğrenir. Ayrıca kaygı ve panik atakla ilgili fiziksel belirtilerle başa çıkma yolları da öğrenilir. Bunlar nefes ve rahatlama tekniklerini içerir. Buna ek olarak, terapistle dikkatli bir şekilde çalışarak muayenehanesinin güvenli ortamında panik atak belirtileri yeniden yaratılabilir. Bu önemli bir adımdır, çünkü belirtileri kontrol etmeyi ve onların üstesinden gelmeyi öğrenmeye yardımcı olabilir. Böylece bunlar yoğun bir korku kaynağı olmaktan çıkar. Bunları yapmak, kalabalık alışveriş merkezlerine gitmek ya da araba kullanmak gibi kaçınılan bazı durumlarda korkuyu yenmeye yardımcı olabilir.
  • Psikodinamik psikoterapi: Psikodinamik psikoterapi bilinçsiz düşünce ve davranışlar hakkındaki farkındalığı artırmaya odaklanır. Bilişsel davranış terapisinden farklı olarak, bu yöntemde panik belirtileri kasıtlı olarak yaratılmaz. Bunun yerine terapist, panik durumunda ve kaçınma tepkisinde rol oynayabilecek duygusal çatışmaları zihnin anlamasına yardım eder. Hastanın bulgularına dayanarak, terapist, içsel çatışmaya karşı daha sağlıklı tepkiler geliştirmesine yardımcı olacaktır. İlk araştırma sonuçları, psikodinamik psikoterapinin panik bozukluğu için kısa süreli etkili bir tedavi seçeneği olabileceğini öne sürmektedir. Bu terapi türünün diğer panik bozukluk tedavilerinden farkının tam olarak anlaşılması için daha fazla araştırma gereklidir. Psikoterapiye başlanıldığı zaman, terapist haftalık görüşmeler önerebilir. Birkaç hafta içinde panik atak belirtilerinde iyileşmeler görmeye başlanılabilir ve genellikle belirtiler birkaç ay içinde yok olur.
Belirtiler iyileştikçe, terapistle birlikte, tedaviyi yavaş yavaş sonlandırmak için bir plan geliştirilir. Panik atakların kontrol altında olduğundan emin olmak için arada kontrol seansları yapılması kararlaştırılabilir.

Hayat tarzı ve evde tedavi
Panik ataklar ve panik bozukluk, profesyonel tedaviden fayda görse de hasta, belirtileri kendi kendine de kontrol altında tutmaya çalışabilir. Hayat tarzı ve kişisel bakımla ilgili olarak yapılabilecek bazı şeyler şunlardır:
  • Tedavi planına bağlı kalınmalıdır. Korkularla yüzleşmek zor olabilir ama tedavi, kişinin evinde bir tutsak gibi hissetmesinin önüne geçebilir.
  • Panik atağı ya da kaygı bozukluğu olan kişiler için oluşturulan bir destek grubuna katılınabilir. Böylece aynı sorunları yaşayan başka insanlarla bağlantı kurulabilir.
  • Kafein, alkol ve yasa dışı uyuşturuculardan kaçınılmalıdır. Bunların tümü panik atakları tetikleyebilir ya da kötüleştirebilir.
  • Stres yönetimi ve gevşeme tekniklerini uygulanabilir. Meditasyon, yoga ve imgeleme teknikleri iyi seçenekler olabilir.
  • Fiziksel olarak aktif olunmalıdır. Aerobik, ruhsal durum üzerinde sakinleştirici bir etki yaratabilir.
  • Yeteri kadar uyunmalıdır, böylece gün içinde kişi kendini uykulu hissetmez.
Panik atakları ya da panik bozukluğu önleyecek kesin bir yol yoktur. Fakat panik ataklar için mümkün olduğunca çabuk tedavi görmek atakların daha kötüleşmesini ya da daha sıklaşmasını önleyebilir. Tedavi planına bağlı kalmak, tekrarlamaları ya da panik belirtilerin kötüleşmesini önlemeye yardımcı olur. Gevşeme ve stres yönetimi tekniklerini uygulamak da yararlı olabilir.

Yorumlar

© 2013 alternatifterapi.com Tüm hakları saklıdır.