Ayurvedik Yöntemler Saç Dökülmesini İyileştirebilir

Ayurveda’da Khalita olarak bilinen saç dökülmesinin iki türü vardır.

Ayurvedik Yöntemler Saç Dökülmesini İyileştirebilir

Dünyanın her yerinden erkekler çeşitli sebeplerle saç dökülmesi yaşarlar. Bunların arasında saç köklerinin sorunları, mantar enfeksiyonları veya başka problemler bulunabilir. Saç dökülmesi genellikle üç faktörün kombinasyonundan ortaya çıkar: erkeklik hormonu olan testosteron, yaş ve genetik. Ayurveda’da Khalita olarak bilinen alopesinin iki türü vardır. Alopesi areata, kadim metinlerde Indraulupta olarak bilinir. Vücudun bağışıklık sistemi yanlışlıkla saç köklerine saldırınca saçlar dökülür. İkinci durum ise androgenetik alopesidir. Buna erkek tipi saç dökülmesi de denir.

Bu tip saç dökülmesi yaşayan erkeklerin ırsi olarak bu özelliği aldığı görülmüştür. Erken yaşta saçlar dökülmeye başlar ve daha belirgin bir kellik oluşur. Saç dökülmesi genellikle saç çizgisinin geri çekilmesine ve kafanın tepesinde açıklık oluşmasına sebep olur. Bu hastalığın kurbanları %60 oranında erkeklerdir. Kadınlar daha nadir saç dökülmesi yaşar ve çok daha ileri yaşlarda bundan muzdarip olurlar. Erkeklerde ise 20’li yaşlarda bile görülebilir. Eksik beslenme, stres, otoimmün hastalıklar, kemoterapi gibi bazı tedaviler de saç dökülmesine sebep olabilir. Ayurveda saç kaybının her türüne karşı savaşmak için çeşitli tedaviler sunar.

Ayurveda’ya göre saç keratinden oluşur. Keratin, asthi veya kemik dokusunun bir ürünüdür. Saç kaybını tedavi etmek için kemikleri güçlendirmek hedeflenebilir. Bu tip ilaçlar ağızdan alınabilirler. Ayrıca bazı enemalar (lağman) saç dökülme sorunlarına iyi gelebilir. Pitta doshasının dengesizliği kellik ve diğer saç derisi problemlerinin kökenindedir. Kabızlık ve kötü bağırsak hareketi bile saç sağlığını etkiler. Hafif doğal laksatifler bu durumda faydalı olabilir.

Shirobhayanga yönteminde günlük olarak kafa derisine 10-15 dakika masaj yapılır ve sonra suyla durulanır. Mekanik hareket kan dolaşımını canlandırır ve sabasöz bezleri uyandırır. Hindistan cevizi veya badem yağıyla ya da E vitamini içeren herhangi bir yağ ile gece yatmadan önce masaj yapılabilir. Bu prosedüre Sirolepa denir. Bu saç dökülmesini önemli derecede yavaşlatır. E vitamini zayıf saçları güçlendirir ve pul pul olan deriyi besler. 

Limon yapraklarının kaynatıldığı suyu ılıtıp onunla saçı yıkamak iyi sonuçlar verir. Ayurveda bazlı serumlar derine nüfuz eder ve saç köklerini güçlendirirler. Aloe vera saç dökülmesi tedavisinde ideal bir bileşendir çünkü saç derisini iyileştirir ve gözenekleri temizler. Saç elma şırasıyla ve ada çayıyla durulanırsa saç büyümesi canlandır. Hatmi çiçeği kökünden yapılan çay kellik tedavisinde etkilidir. Meyan kökü de iyi bir seçenektir.

Prachaana adlı başka bir yöntem daha vardır. Uzmanlar tarafından yapılan bu tedavide saç derisine iğneler batırılır ve biraz kan akması sağlanır. Buhar ve ısıtma tedavileriyle strota adı verilen kanallardaki tıkanıklık açılır. Bir başka tedavide ghee (saf yağ), buruk ve kekremsi tatlara sahip baharatlarla birlikte ağızdan verilir. Bu Panchakarma’nın ilk aşamasıdır ve Pitta doshanın baskın olduğu sebepler yüzünden oluşan kellikte etkilidir.  İlaçla kusturma yöntemiyle içsel temizlik, Nasya yöntemi, kemik dokusunun canlanması için enema veya vasthi, Rasyana terapisi ve bitkisel terapi denenebilir. Anksiyeteyi tedavi etmek önemlidir. Kişi stressiz olmalı ve iyi uyumalıdır. Bu amaçla meditasyon ve rahatlama teknikleri günlük rutine eklenebilir. 

Kişinin Pitta’yı artıran yağlı, asidik, baharatlı gıdaları tüketmemesi gerekir. Çay, kahve, alkol gibi içecekler ve sigaradan kaçınılmalıdır. Pitta doshasına dikkat ederek yaşam tarzını ve beslenmeyi düzenlemek gerekir. Saça protein gerektiği için beslenmede bolca protein tüketmek önemlidir. Fasulyeler, süt, kuru üzüm, yeşil yapraklı sebzeler, bakliyat, soya, meyveler, buğday ruşeymi, tam tahıllar, ayran ve yoğurt önerilir. Günde bir avuç beyaz susam tüketimi önerilir çünkü kelliğe karşı etkili olan magnezyum ve kalsiyumu içerirler. Sülfür, çinko, B kompleks vitamini, C vitamini ve esansiyel yağ asitleri yeterli miktarda alınmalıdır. 

Yorumlar

© 2013 alternatifterapi.com Tüm hakları saklıdır.