Kemik Kanseri - Tıbbi Tedavi

Bu kanser türü vücuttaki herhangi bir kemikte başlayabilmesine rağmen genellikle kollardaki ve bacaklardaki uzun kemiklerde başlar.

Kemik Kanseri

Kemik kanseri, çok sık görülmeyen kanser türlerinden biri olmakla beraber, tedavisi en zor kanser türlerinden biridir. Bu kanser türü vücuttaki herhangi bir kemikte başlayabilmesine rağmen genellikle kollardaki ve bacaklardaki uzun kemiklerde başlar.

Bir kanser türüne kemik kanseri denilebilmesi için başlangıç yerinin kemik dokusu olması gerekmektedir. Örneğin kanser memede başlamışsa ve kemiğe metastaz yapmışsa, bu kanser türü başlangıç yeri olan dokunun adını alıp meme kanseri şeklinde adlandırılır. Kemik kanseri ayrıca başlangıç yerinin kemiğin iç kısmındaki ilik olduğu durumlarda da kemik kanseri adını almaz. Örneğin kan hücrelerinin yapım yeri kemik iliği olmasına rağmen multipl myeloma ve lösemi gibi kan kanseri türleri kemik kanseri türleri arasında sayılmaz.

Tedavisi en güç kanser türleri arasında yer almakla beraber genellikle tedavi için kemoterapi, radyoterapi ve ilik nakli gibi yöntemlerin hemen hepsi bir arada kullanılabilir. Bunun haricinde tedavi alternatif terapi yöntemleriyle de desteklenir. Ağrılı ve sancılı bir kanser türü olduğu bilinmektedir.

Kemik kanserinin bir çok türü olmakla beraber bazı türleri özellikle çocuklarda, diğer türleri ise yetişkinlerde meydana gelir. Türler kanserin kemikte başladığı bölgeye göre isimlendirilmektedir. En sık görülen kemik kanseri türleri şunlardır:
  • Osteosarkom: Osteosarkom kemik hücrelerinde başlar ve genellikle çocuklar ile genç yetişkinlerde görülür.
  • Kondrosarkom: Bu tür genellikle kemiğin ucunda bulunan kıkırdak hücrelerinde oluşmaya başlar. Daha çok olgun yaştaki bireyleri etkiler.
  • Ewing Sarkomu: Bu kemik kanseri türünün nerede başladığı kesin değildir. Bazı araştırmacılar bu kanser türünün kemik hücresi içerisindeki sinir hücrelerinde başladığını ileri sürmektedirler. Bu tür de daha çok çocuklarda ve genç yetişkinlerde görülmektedir.

Kemik kanserinin oluşum nedeni henüz hala tam olarak anlaşılamamıştır.  Bilindiği gibi hücrelerimiz belirli bir zaman yaşayıp daha sonra ölmektedirler ve belirli bir hızda çoğalmaktadırlar. Fakat kanserli hücredeki bir DNA mutasyonu sonucu bu hücre aşırı hızlı ve kontrolsüz bir şekilde bölünüp çoğalmakta ve bunun sonucunda  tümör olarak adlandırılan, kanserli hücrelerden meydana gelen bir küme oluşmaktadır. Bu tümör ise çevre dokulara yayılarak istila etmekte ve çevredeki zararlı dokuların da sağlıklı fonksiyonlarını bozmaktadır.

Günümüzde kanserojen olduğu bilinen genetiğiyle oynanmış besinler, çevre kirliliği, katkılı yiyecek ve içecekler, radyasyon saçan birçok elektronik cihaz, çeşitli plastik şişe ve kaplar vs. başta olmak üzere kanser oluşumunu tetikleyebilecek o kadar çok etken vardır ki bunların her biri potansiyel kanserojenler olarak düşünülebilir.

Kemik kanserinin bir çok belirtisi olabilemesine rağmen en sık görülen semptomlar şunlardır:
  • Şiddetli kemik ağrısı,
  • Etkilenen bölgenin yakınlarında şişme ve hassasiyet,
  • Etkilenen bölge civarında irin birikimi,
  • Etkilenen kemiklerde sebepsiz ya da ufak bir darbe sonucu kırılma,
  • Yorgunluk,
  • İstenmeyen kilo kaybı,
  • Ateş yükselmesi, gibi bazı belirgin semptomlar mevcuttur.

Kemik kanserinde seçilecek tedavi yöntemi ya da yöntemleri, kemik kanserinin türüne, kanserin aşamasına, hastanın genel sağlık durumuna ve tabii ki seçimlerine bağlı olarak değişkenlik göstermektedir. Kemik kanseri tedavi seçenekleri genellikle cerrahi operasyon, kemoterapi, radyoterapi ya da bunların kombinasyonu şeklinde olabilir.

Cerrahi Operasyon: Operasyonun amacı kanserli dokunun tümünü kemikten temizlemektir. Bunu başarabilmek için hekimler kemikteki kanserli dokunun tümüyle beraber, dokuyu çevreleyen sağlıklı dokunun da bir kısmını alırlar (herhangi bir metastaz riskine karşı).

Radyasyon Terapisi (Radyoterapi): Radyoterapi genellikle X ışınları gibi yüksek enerjili ışın demetleri ile kanserli hücreleri hedef alarak bunları öldürmeye yönelik bir tedavidir. Bu yöntem kanserli hücrelerin cerrahi operasyonla çıkarılamadığı durumlarda tercih edilir. Bunun haricinde cerrahi operasyon sonrasında, sağlıklı dokuda kaldığından şüphe edilen kanser hücrelerinin temizlenmesinde de tercih edilir. Kanserin oldukça ilerlemiş olduğu kemik kanseri türlerinde ise radyasyon terapisi ağrıyı kontrol altına almak için de kullanılmaktadır.

Kemoterapi: Kanser hücrelerini öldürmek için kimyasalların kullanıldığı bir tedavi yöntemidir. Bu ilaçlar genellikle damar içine uygulanır ve tüm vücuda yayılır. 

Kemoterapi tek başına ya da radyoterapi ile kombine edilerek, cerrahi operasyon öncesi, kanserli dokunun hacmini küçültmek ve metastazını engellemek için uygulanır. Bunun haricinde kemik kanserinin diğer dokulara metastaz yaptığı (yayıldığı) durumlarda da tercih edilebilen bir yöntemdir.

Kemik kanseri tedavisinde tamamlayıcı ve alternatif terapiler önemli bir rol üstlenebilir. Fakat hizmet alınan tüm hekimleri sürdürülen tüm tedavilerden haberdar etmek gerekir. Bazı takviyeler modern tedavilere müdahale edebilir, bu sebeple tedavi için atılan her adımın doktorlarla görüşülmesi gerekir. 

Besin Takviyeleri
Bu takviyeler belirtilerin iyileştirilmesinde yardımcı olabilir.

Olası alerjen gıdalardan kaçının. Bunların arasında süt ürünleri (süt, peynir, dondurma), buğday (gluten), soya, mısır, koruyucu maddeler ve kimyasal gıda katkıları bulunur. Doktorunuz sizi gıda alerjileri için test edebilir.

Antioksidan gıdalar tüketin. Bunların arasında meyveler (yabanmersini, kiraz, domates) ve sebzeler (kabak, dolmalık biber) yer alır.

Beyaz ekmek, beyaz un ve şeker gibi işlenmiş gıdalardan kaçının.

Daha az kırmızı et ve daha çok yağsız et, soğuk su balığı, tofu (alerji yoksa), fasulye yiyerek protein alın. Organik et ve yumurta, whey (peynir altı suyu), bitkisel protein içecekleri gibi kaliteli kaynaklardan protein alarak, kas kaybını engelleyecek düzenli bir diyet sürdürün. Kas kaybı kanser tedavisinin bir yan etkisi olabilir. 

Zeytinyağı veya bitkisel yağlar gibi sağlıklı yağlarla yemek pişirin.

Ticari ürünlerde sıkça bulunan trans yağlardan kaçının.

Kafein ve diğer uyarıcı maddelerden, alkol ve tütünden kaçının.

Mümkünse haftada 5 kez egzersiz yapın. 

Doktorunuza danışıp aşağıdaki takviyeleri alabilirsiniz:
  • Lactobacillus acidophilus içeren probiyotik takviyeler.
  • Balık yağı gibi omega-3 yağ asitleri. Günde 1-2 kez 1-2 kapsül veya bir çorba kaşığı yağ enflamasyonu azaltır ve bağışıklık sistemine yardımcı olur. Somon gibi soğuk su balıkları iyi kaynaklardır. Omega-3 yağ asitleri kanı sulandıran ilaçların etkisini artırabilir.
  • Uykudan önce 2-6 gram melatonin bağışıklık sistemine ve uykuya yardımcı olur. Kullanmadan önce doktorunuza danışın.

Bitkiler
Bitkiler genel olarak vücut sistemlerini güçlendirmek ve uyumlamak için güvenlidir. Tedaviye müdahale etmemesi açısından yine de kullanılan bitkilerin doktora belirtilmesinde fayda vardır. Aşağıdaki bitkileri 1 bardak sıcak suya 1 çay kaşığı gelecek şekilde demleyin. Yaprak veya çiçekler için 5-10 dakika, kökler için 10 – 20 dakika demleyin. Günde 2-4 bardak için. Bitkiler tentür olarak da tek başlarına veya kombinasyon şeklinde kullanılabilir.
  • Yeşil çay: Günde 250 – 500 mg. Antioksidan, kanser karşıtı ve bağışıklık sistemine yardımcı etkileri vardır. Kafein içermeyen ürünler kullanılmalıdır. 
  • Reishi mantarı: 150 – 300 mg, günde 2-3 kez alınabilir. Kanser karşıtı ve bağışıklık sistemini güçlendirici etkileri vardır. Tentür olarak da günde 2-3 kez, 30 – 60 damla alınabilir.
  • Kedi pençesi: 20 mg, günde 3 kez. Kanser karşıtı, mantar karşıtı, antibakteriyel, bağışıklık sistemini güçlendirici etkisi vardır. 
  • Peygamber dikeni: 80 – 160 mg, günde 2-3 kez, vücudun detoksuna yardımcı olur.
  • Fermente buğday ruşeymi özütü, günde bir kez bir içeceğe karıştırılarak içilebilir. Kanser karşıtı ve bağışıklık sistemini güçlendirici etkisi vardır.
Homeopati
Özellikle kanser vakalarında homeopati ilaçlarının lisanslı ve sertifikalı bir hekimin gözetiminde kullanılması gerekir:
  • Arnica Montana: Huzursuzluk hissine karşı yatıştırıcıdır.
  • Byronia: En ufak hareketle bile kötüleşen kırık ağrılarına karşı kullanılır.
  • Eupatorium: Hareketle kötüleşen ve genellikle sertleşme ile birlikte görülen ciddi kemik ağrıları için
  • Symphytum: Kötü iyileşen ve ağrılı kırıklar için
Akupunktur
Akupunktur kendi başına bir kanser tedavisi olarak kullanılmasa da kanserle alakalı belirtileri iyileştirdiği kanıtlanmıştır. Bunların arasında kemotrapi tedavisiyle ilişkilendirilen baş dönmesi ve kusma da bulunur. Akupunktur ağrıyı ve nefes darlığını azaltır. Akupresür ise nefessiz kalmayı kontrol etmeyi iyileştirir. Bu teknik hastalar tarafından kendilerine uygulayabilecekleri şekilde öğrenilebilir.

Bazı akupunktur uzmanları hastalarla sadece tıbbi tedavisi bittikten sonra çalışmayı tercih eder. Bazıları ise aktif kemoterapi veya ışın tedavisi sırasında akupunktur veya bitkisel tedavi ile yardımcı olur. Akupunktur uzmanları bireysel tanılar koyarak belirli meridyenlerdeki qi (yaşam enerjisi) fazlalıklarını ve eksikliklerini iyileştirirler. Çoğu kanser vakasında dalak veya böbrek meridyenlerinde qi eksiği görülür.

Kiropraktik
Kiropraktörler kemik kanserinin görüldüğü bölgelere manipülasyon uygulamazlar ancak durumla alakalı ağrıyı azaltmak için kemik kanserinin görülmediği bölgelere uygulamalar yapabilirler.

Yorumlar

© 2013 alternatifterapi.com Tüm hakları saklıdır.

Eleman Türkiye