Seboreik Dermatit - Tıbbi Tedavi

Deride pullanma, kaşıntı, kızarıklık ve kepek şeklinde görülebilen bir rahatsızlıktır.

Seboreik Dermatit

Seboreik dermatit, özellikle kafa derisini etkileyen ve deride pullanma, kaşıntı, kızarıklık ve inatçı kepeğe neden olan yaygın bir deri hastalığıdır. Bebeklerde, kafa derisinin seboreik dermatiti, konak ya da beşik kepi olarak bilinir. Seboreik dermatit, yüz, üst göğüs, sırt ve yağ (sebase) bezlerinin yoğun olduğu diğer vücut alanlarını da etkileyebilir. Seboreik dermatit genel sağlığı etkilemez, ancak rahatsız edici olabilir ve vücudun görünür bölümlerinde oluştuğunda utanca neden olabilir. Bulaşıcı olmamakla birlikte, yetersiz kişisel hijyenin de bir işareti değildir. Seboreik dermatit, tekrarlama eğilimindedir ancak alevlenme belirti ve bulgularını tanıyarak, kişisel bakım önlemleri ile reçetesiz ilaçları bir arada kullanarak durumu yönetmek mümkün olabilir.

Yaygın seboreik dermatit belirti ve bulguları şunlardır:
  • Deri iltihabı (kızarıklık)
  • Kafa derisi üzerinde yamalı pullanma veya kalın kabuklanma
  • Kafa derisi veya saç, kaş, sakal veya bıyıkta sarı ya da beyaz kepek. 
  • Göğüs, koltuk altı, uylukların karın ile buluştuğu alan (kasık) ya da erkek skrotumu da dahil olmak üzere vücudun diğer alanlarında, pul pul dökülen beyaz veya sarı kepeklerle kaplı kırmızı, yağlı cilt. 
  • Kaşıntı ya da ağrı
Seboreik dermatit, en sık saçlı deriyi etkiler fakat deri kıvrımları arasında ve yağ bezleri fazla olan cilt üzerinde de oluşabilir. Kaş üstünde ve arasında, burun ve kulakların arkasında, göğüs kemiği üzerinde, kasık bölgesinde ve bazen de koltuk altında gelişebilir. Çoğu insanda, bu kronik bir durumdur. Büyük olasılıkla dönüşümlü olarak belirti ve bulguların iyileştiği ve daha da kötüye gittiği zamanlardan oluşan dönemler yaşanır.

Yamalar, kalın, sarı, kabuklu veya yağlı olabilir. Beşik kepi olan bebeklerde yüz ve bebek bezi alanı da etkilenebilir. Bebeklerin çoğunda, seboreik dermatit 1 yaşına kadar kendiliğinden ortadan kalkar.

Doktora Ne Zaman Gidilmelidir
  • Uykusuz kalacak ya da günlük işleri aksatacak kadar rahatsız olunursa
  • Durum utanç ve kaygıya neden oluyorsa
  • Ciltte enfeksiyon olduğundan şüpheleniliyorsa
  • Kişisel bakım önlemleri denenmiş ancak netice alınamamışsa
Doktor randevusuna kadar olan zamanda reçetesiz bir anti fungal ya da kaşıntı giderici krem kullanmak yararlı olabilir. Kafa derisi etkilenmişse, reçetesiz bir anti fungal şampuan belirtileri hafifletebilir. Cildi tahriş etmek ya da kaşıyarak tırnakla çizmek enfeksiyon riskini artıracağı için, etkilenen alanı kaşımamaya, kabuklanmaları koparmamaya veya soymamaya dikkat edilmelidir.
Doktorlar seboreik dermatitin sebebini henüz bilmemektedir. Ancak rol oynayabilecek faktörler şunlardır:
  • Malassezia denilen bir maya mantarı (mantar): Bu mantar, cildin yağ salgısında (sebum) bazı bakteriler ile birlikte büyüyen, normal mikroskobik yaşam formlarından biridir. Ketokonazol (Ketozole, Extina) gibi bir anti fungal ajan içeren kremler, köpükler veya losyonlar, bu mayanın duruma katkı sağlayan bir faktör olduğu görüşünü destekleyerek, çoğu zaman alevlenmeleri azaltmaya yardımcı olur. Ancak seboreik dermatitin kendisi bir enfeksiyon olarak kabul edilmez ve bulaşıcı değildir.
  • Mevsim değişikliği: Episodlar genellikle kış aylarında daha kötüdür.
  • Nörolojik rahatsızlıklar: Seboreik dermatit, Parkinson hastalığı ve diğer bazı nörolojik bozuklukları olan insanlarda daha sık ortaya çıkabilir.
  • Stres ve yorgunluk: Stresli yaşam olayları ve koşullar henüz anlaşılmamış mekanizmalar yoluyla bir epizodu tetikleyebilir ya da kötüleştirebilir. Nörolojik bozukluklar ve stresin rolü sinir sistemi üzerindeki etkileri yoluyla ilgili olabilir.
  • HIV / AIDS: Seboreik dermatit HIV / AIDS olan kişilerde daha sık görülebilir ve bu kişilerde durum daha şiddetli olma eğilimindedir.
Teşhis
Doktorlar genellikle kapsamlı bir tıbbi geçmiş alarak, belirtileri dikkatle dinleyerek ve kişiyi rahatsız eden deri alanlarını inceleyerek seboreik dermatiti teşhis eder. Tanı aşağıdaki adımları içerir:
  1. Tıbbi geçmiş: Doktor belirtiler, kullanılan tüm reçeteli ve reçetesiz ilaçlar ve diğer sağlık durumları hakkında bilgi alır.
  2. Fiziksel muayene: Doktor, kafa derisini ve belirtilerin görüldüğü yüz veya diğer vücut alanlarını inceler.
  3. Cilt biyopsisi: Doktor ciltteki hücreleri kazıyabilir, bunları mikroskop altında inceleyebilir ya da laboratuvarda daha detaylı bir analiz için bir deri numunesi (biyopsi) alabilir. Bu testler tanıyı doğrulamaya ve diğer cilt hastalıklarını elemeye yardımcı olabilir.
Seboreik dermatite benzer bazı belirtileri olan durumlar şunlardır:
  • Psöriyazis (Sedef hastalığı): Bu bozukluk da pullanma ve kepekle kaplı kızarık deriye neden olur. Pullanmalar daha gümüşi renkte görünebilir ve genellikle kafa derisinde saç çizgisinin ötesine yayılma eğilimindedir. Yamalar birkaç nokta biçimindeki pullanmadan, vücudun geniş alanlarını kapsayan büyük döküntülere kadar değişiklik gösterebilir. Vücudun etkilenen bölümleri tipik seboreik dermatit modelinden farklı olabilir. Seboreik dermatit gibi, sedef hastalığı da kepeğe neden olabilir.
  • Atopik dermatit (Egzama): Bu deri reaksiyonu ciltte kaşıntıya ve iltihaba neden olur. Bu genellikle dirsek, diz, sırt ya da boynun ön kıvrımlarında oluşur. Birkaç yıl kadar bile sürebilen, dönemsel olarak alevlenme ve daha sonra yatışma eğilimi vardır.
  • Kafa derisinde ringworm (halka mantar) (Tinea capitis): Bu mantar enfeksiyonu çoğunlukla küçük çocuklar ile okul çağındaki çocuklarda yaygındır. Kafa derisi üzerinde kırmızı, kaşıntılı, kel görünen yamalara neden olur. Saçkıran olarak da bilinir.
Seboreik dermatit kronik olma eğilimindedir ve genellikle bunu kalıcı olarak durduran bir strateji yoktur. Ancak, evde denenebilecekler de dahil, tedaviler alevlenme esnasında belirti ve bulguları kontrol edebilir. En iyi yaklaşım, cilt tipine, durumun ciddiyetine ve belirtilerin kafa derisini veya vücudun diğer alanlarını etkileyip etkilemediğine bağlıdır.

Etkilenen vücut bölgelerine uygulanacak kremler, losyonlar ve medikal şampuanlar tedavinin dayanak noktasıdır. Çok şiddetli durumlarda, doktorlar tüm vücuda etki eden ağızdan alınan ilaçlar önerebilir. Birkaç türde aktif madde içeren ürünler mevcuttur. 

Anti Fungal Ajanlar
Bu ajanlar, vücudun etkilenen bölgelerinde Malassezia maya mantarı sayısını azaltarak işe yarıyor görünmektedir. Yaygın seboreik dermatit tedavisinde kullanılan anti fungal ajanlar şunlardır:
  • Ketokonazol: Şampuanlar, köpükler, jeller ve kremler biçiminde bulunur. Reçetesiz ürünlerde % 1, reçeteli ürünlerde ise % 2 yoğunlukta ketokonazol mevcuttur. Bazı çalışmalar %2 oranında daha etkili olabileceğini göstermektedir. Ketokonazol, insanların küçük bir yüzdesinde kaşıntı, yanma ve tahrişe neden olabilir.
  • Sislopiroks: Reçeteyle satılan şampuan ve cilt bakım ürünlerinde bulunur. İnsanların küçük bir yüzdesinde kaşıntı, yanma ve tahrişe neden olabilir.
  • Terbinafin (Lamisil): Bazen şiddetli atakları tedavi için tablet şeklinde reçete edilir ancak etkinliği üzerine çalışmalar sınırlıdır. Çoğu doktor, seboreik dermatit için anti fungal ajanların reçete edilmesi konusunda ihtiyatlı davranır çünkü bu ilaçların ciddi yan etkileri olabilir ve seboreik dermatit, kronik bir durum olma eğilimindedir. Terbinafinin yan etkileri arasında şiddetli alerjik reaksiyonlar ve karaciğer sorunları yer alır.
Kortikosteroidler
Bu ajanlar iltihabı, kaşıntıyı ve rahatsızlığı azaltarak belirtilerin yatışmasına yardımcı olur. Vücudun büyük alanları üzerinde uzun süreli kullanımda önemli yan etkilere neden olabileceği için, genellikle kısa vadeli, arada bir kullanım için tavsiye edilir. Bunlar arasında deri hasarı ve aşırı tüylenme gibi lokal etkiler ve enfeksiyona yatkınlık, yüksek kan şekeri ve bazı hormonların baskılanması gibi tüm vücudu etkileyen yan etkiler yer alır. Kortikosteroide örnekler şunlardır:
  • Hidrokortizon: Kafa derisi dışındaki vücut bölgelerine uygulanabilen %1 yoğunluktaki vücut kremleri reçetesiz olarak kullanılabilir. Daha yüksek etkideki kremler reçete ile kullanılabilir.
  • Desonid (Desowen, Desonate): Saçlı deri ve vücudun diğer alanlarında uygulama için, jel ya da merhem olarak reçete ile kullanılabilir.
  • Betametazon (Beta-Val): Kafa derisi ve vücudun diğer kısımlarında kullanım için reçeteli bir krem ya da losyon olarak bulunur. Bu güçlü bir steroid kategorisidir ve kullanım süresi genellikle bir seferde birkaç hafta ile sınırlıdır.
Kalsinörin İnhibitörleri
Bu reçeteli kremler bağışıklık sisteminin aktivitesini düşüren, tüm vücudu etkileyen ilaçlarlardan elde edilir. Araştırma ve klinik deneyimler, anti fungal ve kortikosteroid ürünler kadar etkili olduğunu göstermiştir. Tüm vücut ilaçlarına daha geniş alanda maruz kalınması cilt kanseri veya lenfoma riskini artırabileceğinden, Gıda ve İlaç Dairesi (FDA) bu kremlerin ancak diğer tedaviler yardımcı olmadığında ya da hasta diğer tedavileri tolere edemediğinde kullanılmasını önerir. FDA aynı zamanda bu ilaçların uzun süreli kullanılmamasını tavsiye etmektedir. Kalsinörin inhibitörleri şunlardır:
  • Takrolimus (Protopik)
  • Pimekrolimus (Elidel)
Diğer Şampuan Bileşenleri
Bazı şampuanlardaki ilave aktif maddeler şunlardır:
  • Selenyum sülfit: Reçete ile kullanılabilir ürünlerde bulunur. Selenyum sülfit kullanan bazı kişiler kafa derisinde tahriş ya da saç renginde açılma yaşarlar.
  • Çinko pirition: Reçetesiz ürünlerde bulunabilir. Tahrişe neden olabilir.
  • Kömür katranı: Neutrogena T/Jel ve diğer üreticiler tarafından sunulan ürünlerin aktif maddesidir.
  • Salisilik asit: Kafa derisindeki pullanmayı gevşeten hafif bir bileşimdir.
Seboreik dermatit tedavilerini kullanırken paket etiketlerindeki yönlendirmelere ya da doktorun reçetesindeki talimatlara kesin biçimde uymak çok önemlidir. Bir şampuan türü bir süre işe yarayıp daha sonra etkinliğini kaybetmeye başlayabilir, bu durumda iki türü değişimli olarak kullanmak denenebilir. Şampuanın tam önerilen süre boyunca başta kalması sağlanmalıdır. Bu, bileşenlerin işe yaraması için zaman verir.

Birkaç hafta boyunca talimatlara uyarak şampuanlama sonrası hala kaşıntılı ve pul pul dökülen saç derisi şikayeti yaşanıyorsa, doktora başvurulmalıdır. Reçeteli bir şampuan veya losyon kullanmak gerekebilir.

Yaşam Tarzı ve Ev Tedavileri
Aşağıdaki reçetesiz tedaviler ve kişisel bakım ipuçları, seboreik dermatiti kontrol etmeye ve yönetmeye yardımcı olabilir:
  • Önerilen programa uyarak saç, medikal bir kepek önleyici şampuan ile yıkanır. Netice alınmazsa, farklı bir aktif madde içeren başka bir şampuan denenir.
  • Reçetesiz bir anti fungal krem kullanılır. Reçetesiz ketokonazol uygulanması yararlı olabilir.
  • Etkilenen bölgeye kaşıntı önleyici krem ya da losyon uygulanır. En az %1 hidrokortizon içeren reçetesiz bir hidrokortizon kremini kısa süreli kullanmak geçici olarak kaşıntıyı yatıştırabilir.
  • Sert sabunlar ve deterjanlardan kaçınılmalıdır. Vücut ve kafa derisindeki sabunun tamamen durulandığından emin olunmalıdır.
  • Yumuşak dokulu pamuklu giysiler giyilmelidir. Bu, cildin etrafında havanın dolaşmasına ve tahrişi önlemeye yardımcı olur.
  • Sakal veya bıyıklar tıraş edilmelidir. Seboreik dermatit, bıyık ve sakal altında daha kötü olabilir. 
  • Mümkün olduğunca kaşımaktan kaçınılmalıdır. Kaşıma hastayı daha fazla rahatsız ederek ve enfeksiyon riskini artırarak tahrişi artırabilir.
Beşik Kepi
Beşik kepi genellikle birkaç ay içinde kendiliğinden geçer. Bu esnada hafif bir bebek şampuanı ile bebeğin saçı günde bir kez yıkanır. Şampuanı durulamadan önce küçük, yumuşak kıllı bir fırça ile pullanma gevşetilir. Pullar kolay yumuşamaz ise bebeğin kafa derisi üzerine birkaç damla mineral yağı veya zeytinyağı sürülür. Yağın birkaç dakika pullanmaları yumuşatmasına izin verilir, ardından fırçalanır ve her zaman yapıldığı gibi bebeğin saçı şampuanlanır.

Beşik kepi sürerse ya da şiddetli görünüyorsa, doktor medikal bir şampuan, losyon ya da diğer tedavileri önerebilir.
Seboreik dermatiti giderebilmek için kepeklenme olan bölgeye direk olarak uygulanabilen bitkisel terapilerin yanında diyette yapılacak ufak değişiklikler de bu inatçı rahatsızlığın üstesinden gelebilmek için oldukça faydalıdır. Özellikle yenidoğanlarda görülen seboreik dermatitin ana nedenlerinden biri de uygulanan diyettir.

Seboreik dermatitin üstesinden gelebilmek için uygulanması gereken diyet programının içeriği şöyledir:
  • Yaygın olarak alerjiye neden olan gıdaların tüketiminden kaçınılmalıdır. Özellikle yenidoğanlarda yaygın olarak alerjiye neden olan gıdalar: buğday, mısır, turunçgiller (portakal, limon gibi..), yer fıstığı, yumurta ve deniz ürünlerinden.
  • Özellikle işlenmemiş gıdalar kullanılmalı, işlem görmüş gıdaların kullanımından mümkün olduğunca kaçınılmalıdır. Daha çok salata ve yeşil sebze tüketilmelidir. Ayrıca kızarmış gıdalar, çok yağlı gıdalar, şeker, çikolata ve fındık tüketiminden de kaçınılmalıdır.
  • Seboreik dermatit, biotin eksikliğinden kaynaklanıyor olabilir. Dolayısıyla soya, susam ve arpa gibi biotin açısından zengin gıdalar tüketilmeli ya da biotin takviyesi kullanılmalıdır. Yenidoğanlarda biotin takviyesi kullanılması seboreik dermatiti gidermede oldukça başarılı olmaktadır.
  • Günlük olarak multivitamin ve mineral takviyesi alınması tavsiye edilir. Bu gıda takviyesi ise B kompleks vitaminleri açısından (özellikle B6) ve çinko minerali bakımından zengin olmalıdır. Seboreik dermatit görülen yetişkinlerin genellikle biotinle beraber B kompleks vitaminlerine de ihtiyaçları vardır.
  • Yetişkinlerin özellikle omega 3 yağ asitleri bakımından zengin olan keten tohumu yağından günde 1 çorba kaşığı tüketmeleri tavsiye edilir. Bu yağ deriyi nemlendirerek enflamasyonu azaltmada yardımcı olacaktır.
  • Günde 3 kapsül, omega 3 ve omaga 6 yağ asitleri bakımından zengin olan evening primerose yağı kapsülü (çuha çiçeği) alınması faydalı olabilir. Seboreik dermatit haricinde bu kapsüllerin anti-aging ve cildi besleyici özellikleri de vardır.
  • Ayrıca yetişkinler için şu gıda takviyelerinin kombine kullanımı, seboreik dermatiti gidermek için yardımcı olabilir: günde iki kez 3mg biotin takviyesi, 20-30 mg çinko takviyesi, 1 çorba kaşığı keten tohumu yağı ve yetişkinler için B kompleks vitamini takviyesi
Diyet haricinde bazı bitkisel uygulamalar da bu rahatsızlığın üstesinden gelmekte yardımcı olacaktır. İşte birkaç ipucu:
  • Özellikle paçuli, biberiye ve çay ağacı yağları, seboreik dermatitin üstesinden gelmeye yardımcı olabilir. Bu yağlar şampuana karıştırılabilir ya da direk etkilenen bölgenin üzerine hafif masajla uyguladıktan ve en az yarım saat beklettikten sonra durulanabilir. Bilhassa biberiye bitkisinin saçları besleyici ve dökülmeleri önleyici etkileri de vardır.
  • Adaçayı, ısırgan veya biberiye bitkilerinden yoğun bir çay hazırladıktan sonra saçlar bu çay ile yıkanır. Isırgan çayı saçlara uygulanmasının yanı sıra içerek de tüketilebilir, böylelikle etkisi güçlendirilir.
  • Ilık elma sirkesi özellikle saç köklerine uygulanarak saçlar bir havluyla sarılır ve yaklaşık 1 saat bekletilir. Daha sonra durulanabilir. Bu uygulama fayda görene dek tekrarlanabilir.
  • Her gece yatmadan önce saç diplerine hafif masajla E vitamini yağı sürülür ve sabaha kadar bekletilir. Sabah saçlar yıkanabilir. Bu uygulama3 hafta boyunca her gün tekrar edilir.
  • Şampuana çay ağacı yağı katarak kullanmak oldukça pratik ve etkili bir çözümdür. Bu karışımla saçlar şampuanlandıktan sonra saç köklerine hafif masaj yaparak şampuanı birkaç dakika saçınızda bekletmek, daha sonra durulamak tavsiye edilir.
  • Dr. Chaitow’a göre selenyum içerikli şampuanlardan faydalanmak seboreik dermatiti önlemede etkilidir. Çünkü selenyum anti-fungal etki yaparak seboreik dermatite neden olan mayanın çoğalmasını önleyebilir.
  • Gece yatmadan önce ketentohumu yağı saç diplerine masaj yaparak yedirilir ve sabaha kadar bekletilir. Sabah saçlar yıkanabilir. Bu uygulama saç kökleri için oldukça faydalıdır.
  • Bahsedilen bitki ve reçetelerden başka akhuş ağacı yaprağı, kına ve yerfıstığı yağı gibi bitkisellerin de seboreik dermatit üzerinde olumlu etkileri olabilir.

Yorumlar

© 2013 alternatifterapi.com Tüm hakları saklıdır.

Eleman Türkiye